Şanlıurfa'da Gezilecek Yerler

1) Urfa Kalesi

Urfa Kalesi, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı Dambak Tepesi’nde yer alıyor ve bu tepenin tarihi geçmişi M.Ö 10 bin yılına kadar uzanıyor. M.Ö 2 bin yılında inşa edildiği bilinen kale, Romalılar tarafından yapılmıştır. Kale üzerindeki iki taş sütunun, Hz. İbrahim’in mancınık tekniği ile ateşe atılmasında kullanıldığı söyleniyor. Bu iki taş sütun ile doğudaki sütun üzerinde Süryanice bir kitabe yer alıyor.


2) Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi

Şanlıurfa’da 1948 yılında bir müze açılma fikri oluşunca, mevcut eserler Atatürk İlkokulu’nun deposunda toplanmış. Müzenin kuruluşu adına ilk adım atılmış olup, devamında ise eserler Şehit Nusret İlkokulu’nun deposunda toplanmaya başlanmış. Ancak bu yerlerin müze için yeterli olmaması ve şehrin tarihi izlerini taşıyan zengin kültürel ve arkeolojik kalıntılarını sergileme ihtiyacı, yeni bir müze binasının inşa edilmesini sağlamış.

Şanlıurfa Merkez Şehitlik mevkiinde, müze binasının inşaatına 1956 yılında başlanmış olup, müze 1969 yılında ziyarete açılmış. Ancak bu müze binasının kapasitesi de şehrin zengin eserlerini sergilemeye yetmemiş. Son olarak 2015 yılında, üç katlı ve 34 bin metrekarelik bir alan üzerine yeni bir müze inşa edilmiş ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi hizmete açılmıştır.


3) Haleplibahçe Mozaik Müzesi

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin hemen yanında yer alan Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Şanlıurfa Belediyesi tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sırasında ortaya çıkmış. Daha sonra bu bölgede arkeolojik kazı çalışmaları yapılmış ve bölgenin altında mozaiklerle dolu Roma villaları olduğu anlaşılmış. Mozaiklerin bulunduğu alana inşa edilen müze, Roma villalarını da içine alacak şekilde ayarlanmış.


4) Şanlıurfa Mutfak Müzesi

Yıkılmaya yüz tutmuş Hacıbanlar Evi’ni, 2011 yılında Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi satın alarak restore ettirmiş ve bu tarihi evi Geleneksel Mutfak Müzesi’ne dönüştürmüş. Şanlıurfa’nın geçmişten günümüze kadar gelen mutfak malzemelerinin sergilendiği Şanlıurfa Mutfak Müzesi, beş odadan oluşuyor ve içerisinde iki su kuyusu ile geniş bir avlu yer alıyor. Tarihi Urfa evlerinin spesifik örneklerinden biri olan bu müzede; yörenin mutfak kültürüne ait objeler, geleneksel kıyafetler giyen mankenlerle canlandırılıyor. Aynı zamanda bu müzede, Urfa mutfağını bilen ev hanımları tarafından yemek kursları da veriliyor.


5) Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi

Eski Devlet Hastanesi yakınında yer alan bina, 1903 yılında inşa edilmiştir. Mahmud Nedim Konağı olarak da bilinen bu bina, geniş bir alana yayılmış olup, haremlik ve selamlık bölümlerinden meydana gelmiştir. Ahşap oymacılığı ile ön plana çıkan konak, Avrupai tarzda inşa edilen ilk konak olmasıyla fazlasıyla dikkat çekiyor. Şanlıurfa, Kurtuluş Savaşı’nda Fransızlar tarafından işgal edildiği için, bu konakta Fransız karargahı olarak kullanılmış. Hatta bu dönemde yaşanan baskınlardan dolayı duvarlarda top ve kurşun izlerini hala görebilirsiniz.


6) İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi

Şanlıurfa Belediyesi tarafından açılan Müzik Müzesi, oy çokluğuyla İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi’ne dönüştürüldü. 2011 yılında hizmete açılan İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi içerisinde, sanat hayatına devam eden ya da vefat eden sanatçıların resimleri, mumdan yapılmış heykellerle sergileniyor. Ayrıca geçmişten günümüze kadar gelen çalgı aletleri, sanatçıların fotoğrafları ve hayatını anlatan yazılar da yer alıyor. Sanatçıları daha yakından tanımanıza yardımcı olacak bu müzede, kulaklık takarak sanatçıların eserlerini de dinleyebiliyorsunuz.


7) Müslüm Gürses Müzesi

Mahmud Nedim Konağı içerisindeki bir bölümde kurulu olan Müslüm Gürses Müzesi, 2013 yılında faaliyet göstermeye başlamış. Müslüm Gürses’in doğum yeri olması ve üç yaşına kadar Halfeti’de yaşamasından dolayı, sanatçının anısına ithafen açılmıştır. İçerisinde; ünlü sanatçının kişisel eşyaları, kıyafetleri, kasetleri ve enstrümanları yer alıyor.


8) Göbeklitepe

Tarihteki en eski ve en büyük ibadet yeri olan Göbeklitepe, M.Ö 10 bin yılına kadar uzanan bir yapıya ev sahipliği yapıyor. Keşfedildiği tarihten günümüze gelene kadar yerli ve yabancı birçok turist tarafından yoğun ilgi gören Göbeklitepe, tarihin gizemli gerçeklerini ortaya çıkarıyor ve tekrar sorgulanmasını sağlıyor. Örencik Köyü’nde yer alan Göbeklitepe, Şanlıurfa’ya 20 km mesafede yer alıyor. Kolayca ulaşım sağlayabileceğiniz bir yer olan Göbeklitepe, mutlaka Şanlıurfa gezilecek yerler listenizde olmayı hak ediyor. Ayrıca Netflix’te yayınlanan ”Atiye” dizisinde de bu tarihi noktayı keşfedilmeniz mümkün.


9) Harran Evleri


Harran’ın en önemli mimari özelliği olan geleneksel evleri, hem yapı malzemesi hem de görüntüsü ile oldukça ilgi görüyor. Harran Evleri, bir diğer adıyla da bilinen Konik Kubbeli Evler, M.Ö 6 bin yıl öncesine kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahiptir. Mezopotamya, Ege ve Transkafkasya bölgelerinde kullanılan bu evlerin sıklıkla tercih edilmesinin nedeni, sıcak iklim koşullarıdır. Harran evlerinin içi son derece serin olmasına rağmen, kış aylarında yanan tek bir sobanın neredeyse 20 odayı birden ısıttığını söyleyebiliriz.


10) Tarihi Harran Üniversitesi

Tarihi Harran Üniversitesi, dünyadaki ilk üniversite olarak bilinse de, bunu destekleyici bir kanıt henüz bulunamamıştır. Ancak bazı kaynaklarda Müslümanlar’a ait ilk üniversite olarak geçtiğini söyleyebiliriz. Burada yer alan antik kalıntılar, Harran Üniversitesi’nden geri kalanlar olarak biliniyor. Gezi listenize burayı da ekleyin ve ilk üniversitenin tarihi kalıntılarının izlerini sürün! Aynı zamanda bu bölgede develere rastlayacağınızı da belirtelim.


11) Şuayb Antik Kenti

Harran’a 45 km mesafede yer alan Şuayb Antik Kenti, Geç Roma Dönemi’e ait bir yerleşim yeridir. Güneydoğu’nun Efes’i olarak adlandırılmasını, Efes’i andıran mimarisine borçludur. Bir rivayete göre, Şuayb Peygamber’in burada yer alan bir mağarayı ev ve ibadethane olarak kullandığına inanılıyor. Hatta kentin ismi de buradan geliyor.


12) Soğmatar Antik Kenti

Şuayp Antik Kenti’nin 15 km uzağında yer alan Soğmatar Antik Kenti, Şanlıurfa merkezine 80 km, Harran’a ise 53 km mesafede bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre; Roma Dönemi’nden kalma bir yer olan bu bölgenin, Abgar Krallığı zamanında Harranlıların Tektek Dağları bölgesinde, ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kutsal alan olduğu tespit edilmiş. Burada; Ay tanrısı Sin’e tapılan bir Pognon Mağarası, tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların bulunduğu Kutsal Tepe, Anıt Mezar ve birçok kaya mezarı yer alıyor.


13) Tektek Dağları Milli Parkı

Şanlıurfa’nın güneybatısında yer alan Tek Tek Dağları Milli Parkı, 19.335 hektarlık bir alanı kapsıyor. 2007 yılında milli park olarak ilan edilen bu yer, flora ve fauna zenginliği, tarihi ve arkeolojik özellikleri ile muhteşem ötesi bir yerdir. Mezopotamya bölgesinde bulunan milli park, tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipli yapmıştır. Bu sebepten dolayı da kültürel mirası bir hayli zengindir ve içerisinde manastır, yeraltı şehri, kilise ve mağara gibi birçok tarihi yapı vardır.

Özellikle en dikkat çeken yapıları arasında; Senem Mağara Manastırı, Şuayipşehri Harabeleri ve Soğmatar Antik Kenti yer alıyor. Bunların yanı sıra Soğmatar Antik Kenti’nde Sabizim ve Baştanrı Marilaha’nın merkezi olan bir ören yeri, kutsal sayılan Tanrı ve gezegenler adına kurban kesilen bir açık hava mabedi, Roma Dönemi’ne ait kaya mezarları bulunuyor. Bu arkeolojik ve tarihi değerlerin dışında, 272 bitki ve 172 hayvan türününde burada yer aldığını söyleyemeliyiz.


14) Balıklıgöl

Uzunluğu 150 metre, genişliği 30 metre, derinliği ise 2-5 metre olan Balıklıgöl, efsanelere konu olan sazan balıklarına ev sahipliği yapıyor. İçerisinde yer alan bu balıklara, halk tarafından saygı gösteriliyor ve yenilmiyor. Bir rivayete göre; Hz. İbrahim’in ateşe atıldıktan sonra bir mucize gerçekleştiğine ve bu mucizenin gerçekleştiği yerin Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılıyor. Bu nedenle dini bayramlarda, Mevlit ve Kandil gecelerinde yoğun bir ilgiyle karşılaşıyor.


15) Aynzeliha Gölü

Urfa Kalesi’nin hemen önünde yer alan Aynzeliha Gölü, yine Balıklıgöl gibi kutsal sayılıyor ve göldeki balıklar yenilmiyor. Bir rivayete göre; Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra Nemrut’un kızı Zeliha, İbrahim’in dinine iman ettiğini babasına söyler. Bunun üzerine babası tarafından ateşe atılır ve Zeliha’nın düştüğü yerde bir göl oluşur. İşte böylece Aynzeliha Gölü adını alır.

Bir başka rivayete göre de; gölün Zeliha’nın göz yaşlarından oluştuğuna ve Arapça’da ”göz yaşı” anlamına gelen Aynzeliha adı verildiğine inanılıyor. Bu nedenle göl ve göldeki balıklar kutsal sayılıyor. Hatta balıklara dokunanların öleceğine veya başına bir iş geleceğine inanılıyor.

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör