Bilecik Camiileri ve Türbeleri

En son güncellendiği tarih: 31 Tem 2020

ŞEYH EDEBALİ TÜRBESİ VE HAZİRESİ

Şeyh Edebalı 1206 yılında Merv’de doğdu. Selçukluların Şeyh’ül İslam’ı Şeyh Sadrettin Konevi ve Mevlana Celaleddini Rumi’nin çağdaşıdır.



Künyesi İmadüddin Mustafa İbrahim İnac el-Kırşehri’dir. Edebalı ilk tahsilini Karaman’da yaptı. Hanefi hukukçusu Necmeddin ez-Zahidi’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Dımaşk’a (Şam) giderek Sadreddin Süleyman b.Ebül-iz ve Cemalettin el-Hasiri gibi dönemin tanınmış alimlerinden dini ilim tahsil etti. Şam’dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi. Eskişehir yakınlarında bulunan İtburnu Köyü’nde bir zaviye kurarak halkı irşada başladı. Aşıkpaşazade zaviyesinin hiç boş kalmadığını, Edebalı’nın gelip geçen fukaranın her türlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını, hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydederler. Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebalı’nın zaviyesinde misafir olarak kalırdı. Orta Asya’dan getirdikleri bir takım özelliklerden dolayı alim ve sufilere karşı son derece hürmeti olan Osman Gazi, mübarek günlerde Edebalı’nın zaviyesine giderek dini ve idari konularda , onun görüşlerini alırdı. Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı’nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti. Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı’ya anlatır. Edebalı rüyayı şöyle yorumlar: ”Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helalin olsun.” der. Edebalı’nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenir. Şeyh Edebalı ahi teşkilatının reisi idi. Ahi Şehliğinin Edebalı’dan sonra kime geçtiği bilinmemektedir; ancak daha sonra I.Murat’a intikal etmiştir. Bilecik’in Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra zaviyesini buraya taşıyan Edebalı, aynı şekilde dini hizmetlerine devam etmiştir. Osman Gazi’nin vefatından sonra kızı ve torunu Alaaddin Bey ile Bilecik’te Edebalı’ya Kozağaç (Şimdiki Karaağaç) köyünün öşür ve hasılatı verilmiş, kızı Rabia Hatun da kendilerine verilen bu köyü tekkeye vakfetmiştir. Şeyh Edebalı uzun bir hayat sürdükten sonra 726(1326)yılında Bilecik’te vefat etti. Zaviyesinin mescid olarak kullanılan odasına defnedildi.


ORHANGAZİ CAMİİ


Yeni şehrin güneydoğusunda Eski Bilecik diye anılan harabe şehirdeki bu yapılardan cami ören yerinin kuzeybatı kısmındaki tepede, imaret ise bunun karşı yamacında bulunmaktadır. Tarihî kaynaklarda Murad Hudâvendigâr devrine ait olduğu kaydedilirse de Orhan Bey zamanında 732 (1331) yılında yapıldığı kabul edilmektedir. Yapı II. Mahmud döneminde 1814’te bir onarım geçirmiş, muhtemelen 1889 yılında II. Abdülhamid zamanında çifte minare ilâve edilmiştir. Planı ve dış görünüşü oldukça sade olmasına rağmen Osmanlı mimarisinin âbidevî camileri içinde ilk örneklerden biri olarak önemlidir. Bu harap durumdaki minarenin kalın, çokgen biçimli alçak gövdesinin üstünde alt kısmı testere dişi şeklinde stalaktitli şerefe yer almaktadır.


BALA HATUN TÜRBESİ


Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey'in eşi ve ikinci padişah Orhan Gazi'in annesidir. Şeyh Edebali'nin kızı Râbi'a Bâlâ Hâtun ile karıştırılan Mal Hâtun'un babası Anadolu Selçuklu Veziri Ömer Abdülaziz Bey'dir. Vakfıyesinde adı Malhun binti Ömer Bey olarak gösterilmiştir. Kendi adına yapılmış, daha çok ev ortamına benzeyen türbesi bulunur. Osman Gazi Bey 1289 yılı civarlarında Rabia Bala Hatun ile ikinci evliliğini yaparak güç kazanmıştır. Rabia Bala Hatun'un mezarı, babası Şeyh Edebali'nin Bilecik'te bulunan türbesinin yanındaki bir yerde, annesi ile beraber bulunmaktadır. Rabia Bala Hatun 1324 yılında vefat etmiştir.


EMİRLER CAMİİ





8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
  • Instagram

©2020, made by YZEX.

contact