Bitlis'te Gezilecek Yerler

1) Küfrevi Türbesi


1898 yılında padişah Abdülhamit tarafından İtalyan Mimar Alberto’ya yaptırılan türbe, iki bölümden oluşmakta. İlk bölüm, revak’a açılan sedef kakmalarla,gümüş ve altın süslemelere sahip olan giriş kapısı. İkinci bölüm ise türbenin kendisi.





2) Bitlis Kalesi

Bitlis şehrinin adını Büyük İskender’in komutanlarından biri olan Badlis’ten almış. Kalede yalçın bir kaya bloğu üzerine M.Ö. 312 yılında Badlis tarafından yaptırılmış. Kale içerisinde han sarayı, 300 ev, han, camii, minare bulunmakta. Kalede gözetleme kulesi, demir kapı, erzak ve askeri mühimmatlar için kullanılan mağaraların bulunması, kalenin yapılma amacına dair ipuçları vermekte.


3) Ahlat Müzesi

1970 yılında hizmete açılan Ahlat Müzesi; Zaviye, Çifte Hamam ve Ulu Cami’de çıkarılan eserlere ev sahipliği yapmakta. Müze Selçuklu Dönemine ait seramikleri, Yuvadamı nekropol alanından çıkarılan Erken Demir Çağı’na ait mezar buluntularını ve M.Ö. 2 bin yılların izlerini taşıyan Doğu Anadolu Bölgesi’nin seramik eserlerini sergilemekte.

Ahlat Müzesi eserleri arasında farklı dönemlerin sikkeleri, Urartu döneminin izlerini taşıyan çift başlı ejderha bilezikleri gibi çeşitli eşyalar ve Roma Dönemi’ne ait kandiller ve pipolar var.















4) Bitlis Etnografya Müzesi

Bitlis iline ve tarihine özgü ipuçlarını bulabileceğiniz bir müze olan Bitlis Etnografya Müzesi, Bitlis’i yakından tanımak isteyenler ilk durağı diyebiliriz. Bitlis Etnografya Müzesi hakkında kısa bilgi vermek gerekirse müzeyi gezerken Bitlis’e özgü olan demir işçiliği, halı dokumacılığı, bastonculuk ve körükçülük gibi yerel el sanatlarını yakından görürsünüz. Bitlis kültürünü anlatan ve gösteren Bitlis Etnografya Müzesi tarihçesi ise 2005 yılına dayanmakta.


5) Ahlat Selçuklu Mezarları

Dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı olan Ahlat mezarları içerisinde tarihi yapılar ve yaklaşık bin yıllık mezar taşları süslemeleri yer almakta. Ahlat Selçuklu mezarlığı tarihçesi 12. ve 13. yüzyıla dayanmakta. Ahlat Selçuklu mezarlığı kazısı sonucunda 1400 mezar taşı kalıntısına ulaşılmış. Fakat bölgede toplam 8000 mezarın var olduğu düşünülmekte. Mezar taşlarının üzerinde yer alan yazılar ise bölgenin o dönem ki kültürel özelliklerini anlatmakta. Ahlat Selçuklu mezarlığı özellikleri ise mezar taşları üzerinde bulunan işlemeler ve farklı mezar tiplerinin yer alması. Bu mezar çeşitleri, şahideli mezarlar, mezar odaları ve sandukalı olarak 3’e ayrılmakta. Dikdörtgen yapıya sahip olan mezar taşlarının üzerine yapılan işlemeler ise ejderha başları, geometrik şekiller ve palmetler ağırlıklı. Orta Asya Türk geleneğinin bir yansıması olan mezarlık, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası geçici listesi kapsamına dahil edilmiş. Ahlat Selçuklu Mezarları’na nasıl gidilir diye merak ediyorsanız, Ağrı Bitlis Yolu üzerinde Kubbe Mahallesi’nde yer almakta.


6) Süphan Dağı

Türkiye’nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan Dağı, özellikle dağ sporları ile ilgilenenlerin odak noktası. Kentin Adilcevaz ilçesinde bulunan dağ her mevsim ayrı bir görüntüye sahip. Sönmüş bir volkanik dağ olan Süphan, eteğinde kırmızı gelincik çiçeklerinin açması ile size adeta görsel bir şölen yaşatıyor. Birçok şarkıya konu olan dağ, heybeti ile sizi şaşırtıyor. Süphan Dağı efsanesi de oldukça ilginç. İki sevgili olan Hace ile Siyabent’in büyük efsanevi aşkları bu dağda geçer. Hace’yi ağlatan geyiği yakalayıp omzuna atarak Hace’nin yanına gelen Siyabent, geyiğin ciğerini sökmek üzereyken geyiğin ayaklarını çırpmasıyla uçurumdan aşağıya düşer. Bunun üzerine Siyabent’e çok aşık olan Hace’de dağdan atlar.


7) Nemrut Krater Gölü

Doğa harikası olan Nemrut Krater Gölü, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamakta. Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut, dünyada ise ikinci sırada. Göl, şehrin Güroymak, Tatvan ve Ahlat ilçeleri arasında yer almakta. Yöre halkı burayı günü birlik piknik yapmak ve dinlenmek için tercih etmekte. Ancak Nemrut Krater Gölü kamp yapabileceğiniz alanlarda mevcut.

0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör