Gümüşhane'de Gezilecek Yerler

Satala Antik Kenti

Satala Antik Kenti,Kelkit İlçesinin 26 km Güney-doğusunda bulunan Sadak Köyü Meşe içi dağlarının doğu eteğinde kurulmuş olan antik kent aynı zamanda fırat sınırını muhafaza amacıyla kurulmuş bir karakol kentidir. Roma devri özelliğini taşıyan buluntular yok denecek kadar azdır. Yüzeyde görünebilenler birkaç mezar steli hamam, su kameri ve kale surlarıdır. Ancak asıl kent üzerinin büyük bir bölümüne bugünkü yerleşim alanı konulmuştur. Gayri muntazam dikdörtgen şekildeki yerleşmenin etrafı doğuya doğru 200 m. kuzeye doğru 400 m. uzayan surlarla çevrilidir. Surların büyük bir bölümü bugünkü konutların altında kalmıştır. Köyün 1 mil kadar güneyinde ise su kemerleri bulunmaktadır. 47 göz olduğu söylenen su kemerlerinden bugün ancak 4 gözü kalmıştır. 


Krom Vadisi

Eski çağlardan beri önemli bir geçiş bölgesi üzerinde konuşlanmış olması ve İmera, İstavrit gibi dönemin önemli merkezlerinin arasında kalması, Krom Vadisi’ni sürekli bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Krom Vadisi’nin maden kaynakları bakımından da zengin olması nedeniyle yüzyıllar önce binlerce kişiye ev sahipliği yaptığı rivayet edilir. Bölgede tescillenmiş 15 kilise ve şapel bulunmaktadır. Bu ibadethanelerin dışında bir kemer köprü ve Nanak Köyü’nde surlarının bir kısmı hala ayakta olan bir kale bulunmaktadır. Vadide, Rumlardan kalma taş evler hala orijinalliğini korumaktadır. Nanak Köyü ve Bulut Mahallesi’nde ki taş evler, tarihi değirmen görülmeye değerdir. Bölge ile ilgili çok fazla bilgi bulunmamasına rağmen yapılan araştırmalarda Krom Vadisi'nde, Osmanlılardan önce yerleşmiş bulunan ve madenlerde çalışan yerli halkın, Bizans Dönemi’nde ilkel dinlerini bırakarak Hıristiyanlaştığı ve zamanla Hıristiyan papazların etkisiyle dillerini unutarak bugünkü Yunanca’ya çok yakın Rumca kullanmaya baflladıkları, Hıristiyan halkın 1920'lerdeki nüfus mübadelesine kadar yörede yaşadığı ve Hıristiyanlığı da yaşattıkları bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nun 1461 yılında Trabzon'u fethetmesinden 1700 yılına kadar, yörede yaşayan insanların dinine karışılmamıştır. İmparatorluk, 1700'lü yıllarda Hıristiyanlara, Müslüman olmaları durumunda bazı imtiyazlar sağlayacağını duyurunca Müslüman olmuşlardır. Hıristiyan halkı yaklaşık 200 yıl boyunca dinlerini yaşamışlardır. 1856 yılında İmparatorluk, herkesi inancında serbest bırakmıştır. O tarihten sonra Hıristiyanlar, yıkılan kiliselerini onarımı ve birçok kilise yapmışlardır. Bugün ayakta kalan kiliselerin birçoğu, o dönemde yapılmış kiliselerdir. Bölge, yüksek rakımı ve temiz havası nedeniyle yaz aylarında çevre illerden gelen göçerler tarafından kullanılmaktadır. Vadide yaşayan bu nüfus, tarihi eserlerin diğer bölgelere nispeten daha sağlam ve bakımlı kalmasını sağlamıştır. Nitekim Gümüşhane’de çatısı hala sağlam kalabilmiş ender kiliselerden biri de bu bölgededir. Gerek bakir doğası, gerekse asırlardır taşıdığı tarihi dokusuyla Krom Vadisi, korunmayı ve özel ilgi görmeyi hak eden bir mevki konumundadır.

Sarı Çiçek Köy Odaları

Köy merkezinde birbirine 40-50 m. kadar uzaklıkta bulunan ve ölçüleri de çok birbirine benzeyen odaların süslemeleri ilk yapıldığı günün özelliklerini korumaktadır. Etrafı yapılarla kuşatılmış olan odaların her iki sininde girişi batıdadır. Sonradan önlerine basit küçük birer giriş mekânı eklenmiştir. Kareye yakın dikdörtgen planlı odalarına üst örtüleri önceleri düz toprak dam iken iç mekâna su sızmaması için günümüzde saç ve ahşap meyilli bire çatıyla korumaya alınmıştır. Odalar, sedir, tavan, dolap, ocak ve kahve köşkü gibi iç düzenlemeleriyle dikkat çeker. Usta odası olarak bilinen 133 ada, 1 parselde caminin 20 m. kadar güney doğusunda yer alan, 1 numaralı oda, dıştan dışa 7,08x8,10 m.- içten içe 5,10x4,35 m. ebadında kareye yakın bir dikdörtgen alana oturmaktadır. Odaya batı yönden girilmektedir. Duvarların tamamı moloz taştan inşa edilmiştir. Yapının köşelerinde daha düzgün moloz taş kullanılmıştır. Odanın alt katı bodrumu önceden ahır iken günümüzde oturma odası olarak düzenlenmiştir. Yapının doğusunda bitişik konut, güney doğusun da ise betonarma çeşme yer almaktadır. Batıya açılan basit bir kapıdan dikdörtgen şeklinde bir girişe, girişin sağındaki bir kapı ile de odaya girilmektedir. Oda, ufak giriş kapısının karşısında küçük bir kahve köşkü ve oturma yerlerinden ibarettir. Giriş ve kahve köşkü, ikisi duvara bitişik, üçü ortada beş ahşap sütuna oturan ahşaptan dört güzel kemerle birbirinden ayrılmıştır. Odanın içerisi güney cephede açılan üç pencere ile aydınlatılmıştır. İki pencere geniş ve yüksek, üçüncüsü ise küçük ve dardır. Çırağın odası olarak bilinen 130 ada, 22 parsel de yer alan oda köyün güneyinde, arazi eğiminden dolayı güney tarafı yüksek taş temeller üzerine oturan ve uzaktan fark edilen konumuyla dikkat çekmektedir.1 numaralı oda fevkani olmasına rağmen bu odanın temeli toprak dolgudur. Odanın güney duvarı da üç pencere yer almaktadır. Pencerelerden ikincisi üzerinde düz lentonun devamı olan yuvarlak kemer alınlığı bulunmaktadır. Daha küçük ve dar olan üçüncü pencere, düz taş çerçevelidir. Gün ışığında yeterince faydalanmak için pencereler içe doğru genişçe yapılmıştır. Ahşap süslü kapısı odanın yüklük kısmında numaralı odadaki kahve köşkünün yerini burada yüklük almıştır. Odaların tavan ve dekorasyonunda çevrede bol bulunan sarıçam ağacı geniş ölçüde kullanılmıştır. Her iki odada süslemelerin tamamı aşırı üsluplaşmaya uğramış kıvrık dal ve şematik bitki motiflerinden barok ve rokoko tarzında yapılmıştır.

Karaca Mağarası

Gümüşhane'nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyü içerisindedir. Mağrada damlataşı şekilleri, sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, mağara çiçekleri, mağara incileri ve traverten basamakları gibi birçok doğa harikasını bir arada görebilirsiniz. Ayrıca Karaca Mağrasının havası astım hastalığı başta olmak üzere birçok solunum hastalığına iyi gelmektedir. Karaca Mağarası, denizden 1550 m yükseklikte, şehir merkezine ise 17 km uzaklıktadır. Karaca Mağarası'nın yöre sakinlerinden Jeoloji Mühendisi Şükrü Eroz tarafından 1983 yılında bulunmuş ve 1996 yıllarında da turizme açılmıştır.Aynı zamanda Karaca Mağarası özellikle solunum hastalıklarına (astım vs.) iyi gelmektedir.

Zigana Turizm Merkezi


Bir yanıyla Gümüşhane’ye diğer yanıyla Trabzon’a seslenen Zigana, 40 bin metrekareye yayılan turizm alanında tarih ve tabiat güzelliklerini saklar. Ancak gezilerek anlaşılabilecek manastırlar, tabiat harikası göller, köyler, ormanlar, tertemiz dereler bu gizemli zirvenin içerisinde yer alır. Zigana’da en yüksek nokta, 3 bin 82 metre rakımlı Deveboynu tepesidir. Zigana’nın diğer yükseltisi ise 2 bin 800 metreyle Ziyaret Tepesi’dir. Bu iki tepenin arasında Taşköprü Yaylası’nda konaklanabilir. Burada dağların tüm güzelliklerine ulaşmak mümkündür. Yaylaya adını veren ve bir zamanlar üzerinden İpek Yolu kervanlarının geçtiği söylenen küçük taş köprü içinde bulunduğu atmosfere damgasını vuran diğer bir yapıdır.Zirvenin güney yüzündeki ormanların içine gizlenmiş Limni Göl’ü ile tarihi İpek Yolu kenarında otantik yaşamını sürdüren köyler görülmeye değer yerler arasındadır. Zigana’nın kuzey yamaçlarından itibaren Hamsiköy’e kadar muhteşem çam ormanları yer almaktadır.  Zigana sadece yaz günlerinin değil, adeta dört mevsimin zirvesidir. Kış günleri de bambaşka güzellikleriyle ziyaretçilerini ağırlar.


Santa Harabeleri

Santa Harabeleri, Gümüşhane kent merkezine yaklaşık 82 kilometre uzaklıkta Yağmurdere Bucağı Dumanlı Köyü sınırlarında yer almaktadır. Santa Yanbolu Deresi'nin doğduğu vadilerle birbirinden ayrılmış üç ayrı yamaç üzerine kurulmuştur. Santa Bölgesi, Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde - 1461-1476 yılları arasında - tüm Trabzon ve Doğu Karadeniz bölgesiyle beraber fethedilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarına dahil edilmiştir. Santa havzadaki mevcut demir, kurşun ve kurşunla birlikte çıkarılan gümüş madenlerinin verimli bir şeklide işletilmesine bağlı olarak 16-18'nci yüzyıllar arası dönemde bölge önemli derecede gelişmiş ve ekonomik refaha erişmiştir.Dini, ticari ve kültürel önem taşıyan Santa bölgesi, günümüzde ‘Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı’ olarak ilan edilmiştir.


İmera Manastırı

Gümüşhane'nin Olucak köyünde yer alan bir manastırdır. Yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edilmiş olan manastır, 1859'da rahibe Roxane tarafından yenilenmiştir. İlçe merkezine 37-38 kilometre uzaklıkta olan yapının 2019'da 160 binlik liralık bütçeyle restorasyonu başlamıştır. 2009'da III. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilen manastır, kesme ve moloz taşlarla yapılmıştır.Yapıda üç nef ve üç apsis bulunmaktadır. Yapının kapısındaki taş söve üç kademeli frizle süslenmiştir. Frizlerde üzüm salkımları, geometrik motifler ve stilize bitkisel motifler yer almaktadır.


Tomara Şelalesi

Gümüşhane'nin Şiran İlçesi'ne bağlı Seydibaba Köyü sınırları içerisinde bulunan Tomara Şelalesi Şiran İlçesi'ne 25 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.Şelale ve çevresinin zengin flora ile oluşturduğu uyumlu peyzajı görülmeye değer güzelliktedir. Dar ve derin bir vadinin içinden akmaya devam eden Tomara şelalesinde kış aylarında oldukça yoğun su akışı olmakla birlikte kurak geçen yaz aylarında kısmen azalır ancak suyu tamamen kesilmemektedir. Şelalenin çevresi dik yamaçlardan oluşmasına karşın çevre halkı tarafından piknik alanı olarak da kullanılmaktadır.   Şelale etrafına öncül tesisler yapılmış olup, yolu iyileştirilmiştir. Şelalenin kaynağına, tesislerin girişindeki otoparktan sonra yapımı halen devam eden kesme taşlı yürüyüş yolundan yaklaşık 10 dakika yürüyerek çıkılabilmektedir. Şelale için giriş ücreti alınmamakla birlikte oto parkı ücretlidir. Tomara Şelalesinin girişinde özel şahsa 49 yıllığına kiralanan, gelen ziyaretçilerin taze alabalık yiyebileceği 2011’de hizmete başlayan bir tesis bulunmaktadır. Bölgede ayrıca her yıl, ilki 2009 da düzenlenen "Şiran Tomara Şelalesi Kültür ve Turizm festivali" düzenlenmektedir. Bu şenliklerde halk oyunları, Bayraktepe yürüyüşü, kros ve bisiklet yarışmaları, konser, müzik ve eğlence programları gibi faaliyetler yer almaktadır.


Canca Kalesi

Gümüşhane'nin batısında yer alan, kayalık alana inşa edilmiş bir kaledir. 1.530 metre yükseklikte kalenin restorasyonu için 2018'de 1,8 milyon lira ihale edilmiştir.Kısmen yuvarlık planlı olarak inşa edilen kale moloz taşlarla kaplıdır. Doğu batı ekseninde inşa edilmiş olan kalenin girişi batıdadır. Üç bölümden oluşan kale, 1.5 metre kalınlığındaki burçlarla çevrelenmiştir. Surların içinde 4.1x4.1 metre ölçülerinde halen daha sağlam olan bir sarnıç bulunmaktadır. Kalenin içindeki bir kapıyla kalenin doğu kısmına geçilebilir. Kalenin doğu kısmının kuzeyinde bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bu kule, yazılı kaynaklarda şapel olarak geçmektedir. Kalenin duvarlarındaki freskolarda Hristiyan azizlerin tasvir edildiği düşünülmektedir. Kalede ayrıca günümüzdekilerden farklı mermi sistemleri, seramik parçaları, pipolar, sikkeler, amphoralar, pithoslar, gülleler ve 4 farklı tandır başta olmak üzere 500 eser bulunmuştur.


Kov Kalesi

Kaleler Gümüşhane’de 16 adet tarihi kale mevcuttur. Kalelerin pek çoğunun yerleşim merkezlerinin ve geçitlerin üzerinde konuşlandırılmış olması, geçmişte yörenin ve ticaret yolunun ne denli önemli olduğunun bir diğer kanıtı olsa gerek. Bu kalelerden Kov Kalesi ve Keçi Kalesi’nin 2008 yılında restorasyonu yapılmıştır. KOV(Esenyurt) KÖYÜ KALESİ : Kale, Merkez İlçe Esenyurt (Kov) Köyü sınırları içerisindedir. İl merkezine 21 km mesafede Gümüşhane - Erzincan Devlet Karayolu üzerinde,Dağteke Köyü istikametinde, kaleye 6 km’lik stabilize yolla ulaşılır. Aynı zamanda bu yörede antik bir kentin bulunduğu da sanılmaktadır. Kale ve civarı ‘Arkeolojik Sit Alanı’dır. Kov Kalesi, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin halen ayakta duran en görkemli kalesidir. 1361 yılında III. Aleksios tarafından yapıldığı tahmin edilen kalenin, Selçuklu Dönemi’nde kullanıldığı bilinmektedir. 2007 yılında onarım geçiren kale tüm ihtişamıyla ayakta durmaktadır. Mimari Özellikleri Kale dikdörtgen planlı ve duvarları köşeli, yuvarlak ve düzgün burçlarla desteklidir. Moloz taş malzeme kullanarak inşa edilen yapı içerisinde güney yönünde düzgün olmayan kare planlı bir iç kale yer almaktadır. İç kalenin doğusunda sarnıç, mutfak gibi mekânlar yer almaktadır. Dış Kale Kale, Ortaçağ’ın ortalarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. En yüksek noktasındaki rakım 1.760 m’dir. 130 m yüksekliğindeki bir ana kaya kütlesi üzerine kurulmuştur. Tüm kale birimleri ana kaya kütlesiyle bir bütünlük göstermektedir. Kaleye ulaşım batı yönündeki eğimli bir yolla sağlanmaktadır. Kalenin dış duvarları 150 cm kalınlığında olup, iç mekân bölümleri 90 cm kalınlığındadır. Dış duvarlar pürüzlü yöre taşlarından yapılmıştır. Duvarların köşe taşları düzgün yontma taştan yapılıdır. Duvar içerisinde çok sayıda hava deliği bulunmaktadır. İç Kale Kale içerisinde, güney yönünde düzgün olmayan dörtgen planlı bir iç kale yer almaktadır. İç kalenin güneyi moloz taşlarla inşa edilmiştir. İç kale yüzeyi dış kale yüzeyi gibi sağlam kireç ve kumla işlenmiştir. İç kalenin güneyinde yer alan burçlara düzgün taşlarla işlenmiş 45 derece eğimli bir merdivenle çıkılmaktadır. Restorasyon ve Yüzey Araştırmaları Kalenin restorasyonu, 2008 yılı içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valiliği’nin iş birliği ile gerçekleştirilmiştir. Atatürk Üniversitesi tarafından kale içi ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında Ortaçağ ve yakın döneme ait keramik parçaları bulunmuştur.


Örümcek Ormanları

1998 yılında koruma alanı ilan edilen Örümcek Ormanları 2630 dekarlık bir alanı kaplıyor. Kürtün’e 17 km uzaklıkta olan bu alanda Avrupa ve Kafkaslar’ın en boylu ve çaplı ladin ve göknarları bulunuyor. Ortalama 417 yaşına varan ağaçlar 4 asra şahitlik etmenin verdiği gururla dimdik yükseliyor.Doğal kaynak değerleri yüksek ağaçların belirlenmesi, benzerleri ile karşılaştırılması ve bu tür ormanların kendilerini yenileyebilmesi, güçlerinin dış etmenler ile bozulmamasına bağlı. Bu nedenle benzersiz ve olağan üstü doğal güzelliğe  sahip olduğu bilimsel verilerle kanıtlanan bu alan, Tabiatı Koruma Alanı statüsü ile yasal koruma altına alınmış. Kendi türünün sınırları içinde eşine ender rastlanır ladin ve göknar ağaçlarından dörder adedi Tabiat Anıtı olarak tescillenmiş. Doğu Ladinleri, Doğu Karadeniz Göknarları, Doğu Kayınları, Sakallı Kızılağaçlar ve Adi porsuklarla bezeli ormanın 263 hektarlık bölümü korumaya değer görülmüş. Labirenti andıran patikaları, göğe tırmanan ağaçları, hırçın yamaçları, dereri ve şelaleleriyle Gümüşhane’nin yeşil büyüsü olan Örümcek Ormanları ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim kazandırmak için üzerine kurulacak ahşap köprüyü bekliyor.

Limni Gölü

Güöüşhane'nin Torul İlçesinde yer alan ve doğal güzelliği ile ziyaretçilerini büyüleyen bir tabiat parkıdır. Gölün çevresinde yapılan peyzaj çalışması ve kır evleriyle birlikte tam gün vakit geçirebileceğiniz doğa harikası bir yer.

1 görüntüleme0 yorum
  • Instagram

©2020, made by YZEX.

contact