Isparta'da Gezilecek Yerler

Lavanta Kokulu Köy

rkiye’de ekonomik anlamda sadece Isparta Keçiborlu yöresinde Kuyucak başta olmak üzere Kuşcular ve Çukurören köylerinde lavanta  (L.x intermedia var. Super A) tarımı yapılmakta, bu yörelerin özellikle sulanmayan, kıraç ve eğimli arazilerine çok iyi uyum sağlamaktadır. Lavanta bitkisi, 1 m’ye kadar boylanabilen, yarı çalımsı, çok yıllık bir bitkidir. Lavanta bitkisinin ekonomik olarak kullanılan kısmı çiçekleridir. Bitkinin çiçek ve çiçek saplarından elde edilen uçucu yağ, dünyada ticareti en fazla yapılan 15 uçucu yağdan birisidir. Uçucu yağ bileşenlerinde en fazla linalool ve linalil asetat bulunmaktadır. Uçucu yağ kalitesi bu bileşenlerden linalil asetat oranına göre belirlenmektedir. Lavanta ilk olarak 1975 yılında Gül Tüccarı Zeki KONUR tarafından bir Fransa ziyareti sonrası bölgeye getirilmiştir. Öncelikle lavanta üretimi gül bahçelerinin kenarlarında ve evlerin bahçelerinde süs ve hobi amaçlı başlamış ve 90’lı yıllardan sonra ticari olarak üretime geçilmiştir. Lavanta bölgede özellikle haziran ayı içerisinde çiçeklenmeye başlamakta, çiçeklenme kademeli olarak yaklaşık 45-50 gün sürmektedir. Çiçeklenme döneminde köy adeta mora boyanmış bir hal almaktadır. Çiçeklenme döneminde bu görsel şölen özellikle fotoğrafçıların dikkatini çekmektedir. Ağustos ayında ise artık lavanta hasadı başlamaktadır. Bir yandan lavantalar hasat edilmekte, bir yandan hasat edilen lavantaların yağı çıkarılmakta ve tohumu için kurumaya bırakılmaktadır.


Yazılı Kanyon Tabiat Parkı

Sütçüler İlçesi’ne 20 km uzaklıkta bulunan Yazılı Kanyon Tabiat Parkı, 600 ha.lık bir alanı kapsamaktadır. Kanyonun yan duvarlarında Bizans dönemine ait ibadet yapılan bölümler, sunak yerleri ve yazılar bulunmaktadır. Bu yazıtlar nedeniyle kanyona “Yazılı Kanyon” denilmiştir. Kanyonun derinliği 100 ile 400 m.dir. Çandır Köyü hudutları içerisinde kalan park, 1989 yılında tabiat parkı olarak tescil edilmiştir.

Tabiat parkı, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı ile seyrine doyum olmayan eşsiz doğal güzellikleriyle turistlerin sürekli ziyaret ettiği bir yerdir. Tarihi “Kral Yolu”nun da geçtiği kanyon, tapınak ve kaya yazıtları ile tarihi önem arz etmektedir. Aziz Paul, Perge'den Pisidia Antiokheia’ya giderken bu kanyondan geçmiştir. Park alanı içerisinde, halkın dinlenmesine uygun kamp alanı bulunmaktadır.Yazılı Kanyon’a giriş ücreti 5 TL. Kanyonda su kenarında piknik yapabileceğiniz tahta piknik masaları, yiyecek içecek almak için küçük bir çay bahçesi mevcuttur.

Yazılı Kanyon’a yazılı isminin verilmesinin nedeni, kanyonun içinde, M.S 50’de Hierapolis’te doğan M.S 138 Yunanistan, Epirus’ta ölen ünlü filozof Epikirus imzalı bir şiirin olması. Şiirde, hür insana seslenen Epikirus şunları söylüyor:

(Hür insan üzerine şiir)

Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek :      

Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir

Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur

Ve kararında içtenlikliyse hür kişi ,

Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi

Ve bununla yücelir hür kişi, hatalarla değil.

Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tad almaz o

Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran

Zeus’tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna

Herkesin tek şansı vardır. O alır kader icabı beden güzelliğini

Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.

Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa

Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır

Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama

Yüceydi herkesten, bir kartal gibi: bilgelikte ise takdire şayandı ruhu

Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu. Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)

Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan

Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.


Trekking Meraklılarına Aziz Paul Yolu

Aziz Paul Yolu, Antalya’nın 10 km doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında yer alan 500 km’lik ve yürümesi 27 gün süren işaretlenmiş bir rotadır. Antalya’nın 80 km kuzey doğusundaki Köprülü Kanyon Ulusal Park’ın girişindeki Beşkonak’tan başlayan ikinci bir kolu vardır. İkinci kol, Roma antik kenti Adada’da ilk rotayla birleşir. Rota, Roma yolları, patikalar ve orman yollarından geçer; yer yer dağ bisikletine uygundur.  Likya Yolu’ndan daha yabani bir rotadır, deniz seviyesinden başlar ve 2200 metreye kadar tırmanır. Rotada ortalama 2800 metreye kadar tırmanan iki opsiyonel zirve daha bulunur. Bu rota, Kate Clow tarafından 2008 yılında turizmi kırsal kesime taşımak ve Aziz Paul’ün Küçük Asya’daki ilk seyahatinde geçtiği yerler üzerinden yürüyüşçülere kırsala dair bir fikir vermek adına açılmıştır. Perge’deki başlangıç noktası Antalya havaalanına yakındır ve bitiş Eğirdir Gölü’nün yakınındaki Yalvaç’tadır. Eğirdir, rotanın en temel ulaşım ve konaklama merkezidir. Yürüyüş için en iyi zamanlar ilk ve sonbahar aylarıdır – Temmuz – Ağustos çok sıcaktır. Çoğu gece için köy evleri ya da küçük pansiyonlarda konaklama imkanı bulabilirsiniz ancak uzun etaplarda kamp yapmanız gerekir – Çok sayıda iyi kamp yeri bulabilirsiniz.


Kovada Gölü Milli Parkı

Benzersiz flora zenginliği ve yaban hayatı çeşitliliğinin yanı sıra, açık havada dinlenme ve eğlenme imkânları bakımından büyük potansiyele sahip olması, doğal kaynakların ender bir peyzaj bütünlüğü içinde bir araya gelmesi, Kovada Gölü ve çevresini milli park yapmaya yetmiştir. büyüklüğündeki saha, 03.11.1970 tarihinde milli park olarak ve 1992 yılında l. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir. Kovada Gölü Milli Park sahasının en önemli özelliği rekreasyonel kullanıma müsait olan doğal kaynaklarıdır. genişliğinde ve oldukça sığ olan gölün çevresi 20,6 km’dir. Derinliği ise 6-7 m’ye kadar iner. Suda bulunan ve göle yeşil renk veren tortular derinlikten sonrasının görülmesine engel olurlar. Gölün deniz seviyesinden yükseltisi 900 m’dir. Yörenin oluşumunu sağlayan karst morfolojisi, bakir doğanın araştırılması, kampçılık, yürüyüş, manzara seyretme ve tırmanma ziyaretçilerin katılacağı başlıca uğraşlardır

Zengin bir bitki örtüsüne sahip milli park; kızılçam, karaçam, saplı-sapsız-saçlı meşeler, pırnal meşesi, kokar ağaç ve ardıç gibi ağaç türleri ile hayıt, sandal, kocayemiş, funda, çitlembik, yabani zeytin, akçakesme, mersin, menengiç, boyacı sumağı, muşmula, alıç, dağ muşmulası, böğürtlen, yabani gül, defne, tesbih ağacı, karaçalı, kördiken gibi maki florasının çalıları ile kaplanmıştır. Kovada Gölü’nde sazan, kadife ve tatlı su levreği, tatlı su ıstakozu bulunur. Bunun yanı sıra düzensiz ve yasadışı avlanmalar, yaban hayatı çok çeşitli ve zengin olabilecek bu yöreyi de kurutmuştur. Kovada çevresinde en çok bulunan yaban hayvanları, yaban domuzu, sansar, porsuk, tilki, tavşan ve ağaç sincabıdır. Kovada Gölü’nde 153 tür su kuşu tespit edilmiştir. Kuşlardan yaban ördeği, kaz, angut, keklik ve çulluk mevsimlere göre milli parkta rastlanan belli başlı türlerdir. Milli Park'a 2020 giriş ücretleri; Normal: 7 TL İndirimli: 3.5 TL

Otomobil: 21 TL

Minibüs: 63 TL

Midibüs: 112 TL olarak belirlenmiştir.


Eğirdir Gölü ve Yeşil Ada

Eğirdir Gölü, 517 km2 yüzölçümü ile Türkiye'nin 4. Büyük gölü olan Eğirdir Gölü deniz seviyesinden 1000 metre yükseklikte, Sultan Karakuş dağlarının arasında il alanının ortasında yer almaktadır. Kuzeyde kalan ve daha küçük olan kısmına Hoyran Gölü, güneyde kalan kısmına Eğirdir Gölü denilmektedir. Her iki bölüm Hoyran Boğazı ile birbirine bağlanır. Göl Eğirdir ilçesinin üzerinde bulunduğu yarım adanın bir uzantısı gibi iki küçük adadan biri Can Ada diğeri Yeşil Ada (Nis)'dır. Son zamanlardan suların azalmasıyla bu adalar Eğirdir'e bağlanmıştır. Yeşilada, Eğirdir şehir merkezine 1.5 km. uzaklıkta olan Yeşilada, 9 hektar alan üzerinde taş temelli ahşap evleri, dar sokakları ve küçük balıkçı barınağı ile otantik özelliğini korumaktadır. Eskiden halk arasında NİS olarak bilinen Yeşilada, ev pansiyonculuğunun yaygınlığı ve balık lokantaları ile dikkat çeker. Adada ayrıca Hıristiyanlarca kutsal sayılan Ayastefanos kilisesi yer almaktadır.


Süleyman Demirel Demokrasi Ve Kalkınma Müzesi

Müze, Isparta şehir merkezine 24 km uzaklıkta olan İslamköy’dedir. Külliye şeklinde yapılan ve Müzenin de yer aldığı yapılar, 16.000 m2 alana kurulmuştur. Külliye cami, ana müze binası, kütüphane binası, lojman ve depo binalarından oluşur. Türkiye’nin 50 yıllık medeniyet mücadelesinde Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak da görev alan Süleyman Demirel’in yaşamından, deneyimlerinden örnekler, yurt içi ve yurt dışı gezilerinde kendisine verilmiş olan hediyeler, anı, şükran plaketleri ve fotoğrafları, yurt içi mizah yazarları tarafından değişik dönemlere ait karikatürler, Türkiye’nin kalkınmasında çok büyük önemi olan projelerin temel atma ve açılışlarına ait fotoğraflar çeşitli salonlarda sergilenmektedir. Müzenin kütüphane ve arşiv bölümlerinde yer alan binlerce eser de araştırma yapmak isteyenlere sunulmaktadır. Girişler ücretsizdir.


Pisidia Antiokheia Antik Kenti

Yapılan kazılar (1914-1924) ve araştırmalarla (1982-1983) surların geçtiği yerler tamamen belirlenmiştir. Şehrin ana giriş kapısı batıda bulunmaktadır. Şehrin kuzeyinde Su Kemerleri, Nympheum, Hamam, Palestra gibi yapıların kalıntıları mevcuttur. Merkezde Tiyatro, Tiberius Alanı, Propylon ve Augustus Tapınağı alanı yer almaktadır. Ayrıca Tiberius alanının yakınında bir Bizans kilisesinin kalıntıları ile batıda bir bazilika kalıntısı bulunmaktadır. Kentin su kemerleri kuzeydoğu yönünde kısmen ayakta görülebilmektedir.Ayrıca Tiberius alanının yakınında bir Bizans kilisesinin kalıntıları ile batıda bir bazilika kalıntısı bulunmaktadır. Kentin su kemerleri kuzeydoğu yönünde kısmen ayakta görülebilmektedir.Aziz Paulus’un ziyaret edip Hristiyanlığı yaydığı yerler hac merkezi kabul edilmiştir. Bu nedenle Pisidia Antiokheia’da bulunan St. Paul Kilisesi de hac merkezilerinden biridir. Günümüz Ortodoks mezhebine ait birçok yabancı turist burada ayin yaparak hac görevlerini yerine getirmektedir. Yaz Dönemi 09:00-19:00 Kış Dönemi 08:00-17:00 saatleri arasında Her gün ziyaret edebilirsiniz.


Davraz Kayak Merkezi

Davraz Dağı, 2635 m zirve yüksekliği ile, Akdeniz Bölgesi’nin Göller Yöresi’nde, Eğirdir ve Kovada Gölleri arasında yükselen ve Isparta Ovası’nı kuşatan dağ kütlelerinden biridir. Davraz Dağı-Karlıyayla Kış Sporları Turizm Merkezi, Isparta il merkezinin 26 km güneydoğusunda bulunmaktadır. 17.02.1995 tarihinde Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. En yakın yerleşim yeri olan Çobanisa Köyü’ne 8 km uzaklıktadır. Kayak Merkezi, Kulovası Yaylasında Davraz Dağı’nın kuzey yamacında yer almaktadır. Hakim bitki örtüsünü, çam, ardıç, sedir ve otsu bitkiler oluşturmaktadır. Davraz Kayak Merkezi, Antalya’ya yakınlığı ve gelişmeye müsait konumu nedeniyle ayrı bir avantaja sahiptir. Davraz’ın coğrafi özellikleri, kayak dışında diğer doğa sporlarının da yapılmasına imkân tanımaktadır. Davraz Dağı-Karlıyayla Kış Sporları Turizm Merkezinde turizmin çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir bir turizm için turizmin 12 aya yayılması ve bu merkezin kayak sporunun yanı sıra diğer spor dallarına yönelik kamp ve spor müsabakalarının yapılabildiği bir spor turizm merkezinin de olabilmesi amacıyla, yaklaşık 257 ha. büyüklüğündeki, Kulovası olarak adlandırılan alan ile ilgili 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli revizyon-ilave uygulama imar planı ve alt ölçekli planların onaylanmasını takiben turizm merkezi bütününe yönelik 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu hazırlanmasına ilişkin Valiliğimizce çalışmalar yürütülmektedir.


Adada Antik Kenti

Isparta Adada Antik Kenti’nin ismi ilk olarak Artemidoros’da geçmektedir. Kent, 1888 yılında ilk olarak G. Hirschfeld ve aynı zamanda W.M. Ramsey tarafından tespit edilmiştir. Kentin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte MÖ II. yüzyılda Termesosla Adada arasında yapılan bir anlaşma metninde geçmektedir. Kentte MÖ I'inci yüzyılda sikke basıldığı da göz önüne alınırsa, kentin bu tarihten daha önce kurulduğu düşünülmektedir. Roma İmparatorluk Dönemi'nde özellikle İmparator Traianus, Hadrianus ve Antonius Pius dönemleri Adada’nın en parlak dönemleridir. Kent, Caralis (Beyşehir) Gölü’nün batı kıyısını izleyerek Antiokheia (Yalvaç), Neapolis (Şarkikaraağaç), Timbiriada (Aksu), Adada (Karabavlu) üzerinden Pednelissos (Kozan) ve Perge (Aksu) antik kentine uzanan antik yol üzerinde yer almaktadır. Kentte tabanı taş döşeli bir antik yol, Roma İmparatorluk Çağı Traianus Tapınağı, İmparatorlar Tapınağı, İmparatorlar ve Zeus Megistos-Serapis Tapınağı ile Yeniköy yolu altında kalan İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı yer alır. Ayrıca forum, bazilika, akropol, anıtsal çeşme, yönetici binası, açık hava toplantı yeri, tiyatro ve mezar anıtı bulunmaktadır. Kent düzlüğü ile vadi arasındaki bölümde yer alan kayalık alandaki akropol savunma amaçlı yapılmıştır. Akropolün çevresi sur duvarları ve kuleler ile çevrilidir. Akropolisin batı kısmında kentin açık hava toplantı yeri bulunmaktadır. Toplantı yerinin önüne sonradan kentin alışveriş ve idari merkezi olan forum ve bazilika yapılmıştır. Adada forumu 32x45m’lik bir alanı kaplar. Tabanı düzgün taşlarla kaplı olan forumun ortasında büyük bir sarnıç yer alır. Forumun batısında cadde, diğer iki yanında stoalar (sütunlu galeri) bulunur. Forumun kuzeyinde doğu-batı yönünde bir bazilika vardır. Forumun güneydoğu kısmında anıtsal bir çeşme bulunmaktadır. Adada’nın en büyük kilisesi vadinin batı kısmındadır. Kilise burada eski bir yapının teras ve iç duvarlarından yararlanılarak Bizans Dönemi'nde inşa edilmiştir. Kent düzlüğünün batısında tepe yamacına inşa edilen tiyatronun sahne binası ve orkestra kısmı toprak altındadır. Cavea (seyirci oturma yerleri) kısmı, müze kurtarma kazısı ile temizlenerek açığa çıkartılmıştır. Tiyatronun mevcut kapasitesi bin kişiliktir.


Kızıldağ Milli Parkı

 Şarkikaraağaç İlçesinin 5 km güneyinde, 1840 m yükseklikte ve 550 ha.lık bir alanı kapsamaktadır. Milli Park, mavi sedir ormanları ile kaplıdır. Parkın güneyinde Beyşehir Gölü bulunmaktadır.  Bol  oksijenli temiz havası parkı astım ve göğüs hastalıklarında çok tercih edilen bir yer haline getirmektedir. Isparta merkezine 118 km., Konya iline 150 km’dir. Yenişarbademli ilçesinde bulunan Dedegöl Dağı, yüksekliği ile Orta Toroslar’ın en yüksek tepesi olup, yılın on bir ayı kar bulunur. Bu dağda bulunan Karagöl görülmeye değerdir. Dağ yürüyüşü, kamp, tırmanma için uygun yer ve imkânlar sunar. Dağ evleri ve kamp sahaları bulunan milli parkta yükseklikteki Büyüksivri tepesine tırmanarak doğa yürüyüşü yapılabilir. Ayrıca temmuz ayının ikinci pazarında Kızıldağ Milli Parkı’nda düzenlenen “Helva Bayramı” görülmeye değerdir. Milli parkta kamp ve piknik imkânı bulunmaktadır. Mavi sedir ormanlarının bol oksijen üretimi nedeniyle milli parkın temiz havası, solunum yolları rahatsızlığı bulunanlar için uygundur. Çadır ve karavanla konaklama yapılabilir. Ayrıca Milli Park içinde halka açık bungalowlar, yeme-içme tesisleri bulunmaktadır. 1988 yılında doğal sit alanı olarak tescil edilmiştir. Milli parkın orman ağaçlarını başta sedir, ardıç, karaçam, köknar, meşe olmak üzere kavak,  söğüt ve az miktarda ıhlamur oluşturur. Kızıldağ Milli Parkı alt florası çok zengin bir tür yapısına sahip olup, sadece tıbbi ve aromatik bitki sayısı 80’in üzerindedir. Mevcut bitki örtüsünün % 15’i endemik türlerdir. Geçmiş yıllarda ayı, kurt, çakal, sırtlan, pars gibi memeli yırtıcıların yanında geyik, dağ keçisi gibi memeliler de yaşamıştır. Bugün ise tavşan, tilki, sansar, kurt, çakal, yaban domuzu ve kuş türlerinden kartal, akbaba, şahin, doğan, atmaca, baykuş türleri gibi yırtıcılar; keklik, ardıç kuşu, üveyik, kaya güvercini gibi kuşlar ile 62 yerli, 43 kış göçmeni, 49 yaz göçmeni, 27 transit göçmen olmak üzere 181 kuş türü tespit edilmiştir. Kızıldağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planı 16.08.2008 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanmıştır. Plan Karar ve Hükümleri çerçevesinde çalışmalar başlatılmıştır.

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
  • Instagram

©2020, made by YZEX.

contact