Sinop'da Gezilecek Yerler

Hamsilos Koyu

Merkez ilçeye 11 kilometre uzaklıkta yer alan Hamsilos Koyu, harika bir manzaraya ev sahipliği yapıyor olup Türkiye’nin tek fiyordu olma özelliğini taşıyor. Asıl adı Hamsolos ancak halk tarafından Hamsilos olarak adlandırılıyor. Dilerseniz bölgeyi gezebilir dilerseniz kamp kurup geceyi burada geçirebilirsiniz.


Karakum Plajı

Merkeze 3 kilometre uzaklıkta konumlanan Karakum Plajı, doğallığını kaybetmemesi ve sessiz sakin bir ortam sunması açısından en çok tercih edilen yerler arasında yerini alıyor. Boztepe Yarımadası’nda bulunan yanardağın patlaması üzerine püsküren küllerin denizin dibini siyaha boyamış olması nedeniyle kum zemini diğer plajlara göre daha farklıdır. Şemsiye, şezlong, yeme ve içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz mekanlar bulunuyor.


Sarıkum Gölü Plajı

Adını göl ve denizin birleştiği noktada bulunan sarı renkteki çöl kumundan geliyor.

Bölgede gölün yanı sıra longoz ormanlarıyla çevrili olup, pek çok sayıda kuş çeşidini kurbağa ve su kaplumbağasını da bünyesinde barındırmakta. Farklı bir ekosistemi bulunması sebebiyle, çöl kumunda yetişen birtakım bitkiler ve bunlar hakkında bilgiler girişlerdeki bilboardlarda siz ziyaretçilerine sunulmaktadır. Gölün denize bu denli yakın olmasının sebebi; önceden bir koyken tektonik hareketler sebebiyle denizden ayrılarak bir parçanın araya girmesi üzerine oluşmuş. Lagün gölü olarak tanımlanan Sarıkum, kaynak sularla besleniyor olup yaklaşık 30 kilometrelik bir bağlantı ile Karadeniz’e karışıyor. Sarıkum Gölü Plajı, 1987 yılında Tabiat Koruma Alanı statüsüne alınmasıyla korumaya çalışılmıştır ve bunun üstüne 1991 yılında Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.


Gebelit Koyu

Sinop’un Ayancık ilçesine 30 kilometre uzaklıkta yer alan Gebelit Koyu, çay yatağının alüvyonları ile meydana gelmiştir. Sahilleri çakıldan oluşan koyun diğer tüm koylardan farkı ise, çayın iç kesimlerine doğru teknelerin yanaşması için müsait oluşudur. Bu sebeple barınak gibi de kullanılabilmektedir. Gebelit’ten hareketle pek çok koy ve kumsala tur etkinlikleri düzenlenmektedir.


Şahin Tepesi

Kefevi Mahallesi’nde yer alan Şahin Tepesi, şehrin tüm manzarasını ayaklar altına seren bir nokta olduğu için gelen ziyaretçiler tarafından sıkla uğranmakta. Eski dönemlerde gözetleme alanı olarak kullanılıyor olup daha sonrasında Amerika’nın Rusya’yı gözetlediği bir üs olmuştur. Tabi tüm dış güçlerin bölgeden çekilmesi üzerine, şimdilerde şehrin panorramik görüntüsüne karşı çayınızı yudumlayarak fotoğraf kareleri çekmek için kullanılıyor.


İnceburun

1863 senesinde yapılmış olan fener 12 metre uzunluğa sahiptir. İlçeye 20 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İnceburun’un şöyle bir özelliği vardır ki oda, Türkiye’nin en kuzey noktası olmasıdır. Deniz seviyesinde 38 metre yükseklikte bulunuyor olup, Karadeniz’in hırçın dalgalarına adeta karşı duran kayalıkların tepesine inşa edilen fener yıl boyu birçok ziyaretçiyi ağırlamaktadır.


Boztepe Burnu

Sinop merkez ilçenin büyük bir bölümünü kapsayan yarımada Boztepe Burnu ya da bilinen bir diğer adıyla Sinop Burnu, İnceburun üzerinden çıkan bir burun şeklinde görünmesinden dolayı bu şekilde adlandırılmış. Boydan boya 9 kilometre uzunluğa sahip olup, güneyiden Gerze, kuzeyinden ise Hamsilos Koyu’nun girişi, Akliman ve Başkaya Burnu görülebiliyor. Eski zamanlarda ada olarak bilinen Boztepe ile kara arasınındaki kanalın Selçuklular tarafından kapatıldığı anlaşılması üzerine konu açıklığa kavuşmuş. Ülkemizdeki tek doğal liman olma özelliğini elinde bulunduruyor olup, kuzeydoğu bölümü denizcilik için oldukça tehlike arz etmektedir.


Akgöl

Göl yapay olup, 1991 yılında bakanlık tarafından Akgöl Yaylası olarak bir turizm alanı ilan edilmiş ancak yaylaya çıkan yolların bozuk olması ve popüleritesinin fazla olmayışından dolayı pek fazla kişi tarafından bilinmiyor. Denizden 1200 metre yükseklikte olan yaylada sık ormanlık alanlara rastlayacaksınız. Yaban hayatını sonuna kadar hissedebileceğiniz ortamda; yaban domuzu, ayı, kurt, çakal veya tavşan önünüze çıkabilir.


Babaçay Kanyonu

İlkbahar ve yaz dönemlerinde yürüyüş parkurları ile doğa seven kitlenin dikkatini çeken Babaçay Kanyonu, keşifler yapabileceğiniz uzun bir rotaya sahiptir. Parkurun sonunda bulunan İnaltı Mağarası, genellikle yürüyüşçülerin mutlaka gezip gördüğü bir yerdir.


Erfelek Tatlıca Şelaleleri

1997 yılında yapılan barajın fizibilite araştırmaları sırasında keşfedilmiştir.Kademe kademe akan suyu ile hem diğer tüm şelalelerden kendini farklı kılıyor hemde akarken çıkardığı sesle dinlendirici bir etki yaratıyor. Merdivenlerden çıkarken düşündüğünüz tek şey kuş sesleri olacaktır. Büyüklü küçüklü yirmi sekiz tane şelaleden oluştuğu için Erfelek Tatlıca Şelaleleri ismini almıştır. Çevresinde bulunan gölleri de ziyaret edebilir, balık tutabilir ve hatta kamp yapma imkanını değerlendirebilirsiniz. Giriş saatleri 09:00-17:30, Giriş ücretleri şu şeklidedir: Otomobil: 14 TL

Otobüs: 104 TL

Minibüs: 68 TL Şahıs: 4.5 TL

Bisiklet: 9 TL


Buzluk Mağarası

Sinop’un Durağan ilçesine yaklaşık olarak 13 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Dik olarak girilen mağaranın giriş kapısı geniş olup, yoğun şekilde oluşan hava akımına rastlanmaktadır. Mağaranın derinliklerine indikten sonra oda şeklinde yerleri göreceksiniz. İşte tam bu yerlerde zaman içerisinde oluşmuş olan  buz tabakaları sizi karşılayacak. Yazın hava akımının fazla olmasından dolayı buz oranı da artış göstermektedir. Buzdolaplarının hayatımızda olmadığı zamanlarda, mağaradan çıkartılan buzlar katırlarla Durağan halk pazarına taşınarak satıldığı söylentiler arasındadır.


İnaltı Mağarası

Ayancık İlçesine 40 km uzaklıkta bulunan İnaltı Köyü sınırları içerisinde olan mağara denizden 1070 metre yüksekliktedir. Mağaranın 50 m altına kadar araçla ulaşım bulunmaktadır. Buradan da merdivenler aracılığıyla mağaranın ağzına ulaşılabilmektedir. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunmaktadır. İnaltı Mağarası, gerek mağara içi damlataşları özelliği, gerekse doğal çevresinin güzelliği ile turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur. Ortalama uzunluğu 658 metredir. MTA tarafından 1996 yılında inceleme yapılan İnaltı Mağarasının 300 metrelik bölümü aydınlatılmış olup turizme açılmıştır. Mağaranın devamındaki 358 metrelik kısmının ancak 125 metrelik bölümünün turizme açılmaya uygun olduğu tespit edilmiştir. Mağara doğu-batı yönünde (S) çizerek uzanır. Giriş salonunun boyu 125 m, tavan yüksekliği 15 m, genişliği 10-12 m arasında değişen düzgün bir galeriye açılır. Bu galeri mağaranın en geniş ve en kuru bölümüdür. Daralarak ilerleyen mağarada sarkıt, dikit, sütun, örtü ve duvar damlataşları, damlataş havuzları görülmeye başlanır. Tabanda bulunan Dogger yaşlı granit temel üzerine gelen ve karst taban düzeyini oluşturan Malt- Alt Kereatse yaşlı inatlı formasyonu içinde yatay gelişmiştir. Buna karşılık mağara tabanına yakın alt kesimlerde ve su düzeyinin hemen üzerinde karnabahar ve patlamış mısır şekilli damlataşlara da yer yer rastlanılmaktadır. Bu bölgedeki mağara ve çukurların oluşum temelinde erime özelliğini barındıran yüksek derecede kireçtaşı bulunur. Giriş saatleri 09:00-20:00 olup, Giriş ücreti 5 TL olarak belirlenmiştir.


Bazalt Kayalıkları

Boyabat ilçesine 15 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. Birbirine yakın olan üç vadide bulunan kayalıklar,  30-40 metre yüksekliğinde olup 4-5-6 köşeli sütunlardan meydana gelmektedir. Üstten baktığınızda bir arı peteğini andıran yandan baktığınızda ise, uzun ince prizmal bir görüntüyü andıran değişik bir yapısı var. Yapılan araştırmalar sonucu oluşumunun genç döneme ait yaklaşık 3-5 milyon yıl yaşında olduğu söyleniyor. Jeolojik bir miras olan bu kayalıklar, koyu renge sert bir yapıya sahiptir.


Buzluk Yaylası

Durağan ilçesine 15 kilometre uzaklıkta yer alan Buzluk Yaylası, gelişmiş alt yapı sistemi ile ziyaretçilerine; stabilize yol, içme suyu, elektrik, telefon imkanlar sunmaktadır. 1150 metre yükseklikte konumlanan yaylanın öne çıkan özelliklerinden en önemlisi; kendisiyle aynı adı taşıyan mağaranın yaz aylarında buzların kış aylarında ise sıcak su oluşumuna tanıklık edebiliyor.


Akliman

Orman ile denizin kucaklaştığı Akliman, Sinop şehir merkezine 8 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Denizin ormana girintisi ile oluşan doğal sığınak liman doğanın mucizelerinden sadece biri denebilir. Girintinin önünde bulunan doğal ada bir menderek yardımıyla karayla birleştirilerek balıkçıların kullanabileceği harika bir barınak haline getirilmiş. Hamsilos yoluna doğru yer alan kısım mesire ve piknik alanları olarak kullanıma ayrılmıştır. Buranın en dikkat çekici yanlarından biriside eski  dönemlerden kalma mezarların oluşudur. Mezarların hemen yanı başında bilgilendirici açıklamalar yapılmış olup, detaylı bilgiler veriliyor elbette. Karadeniz’e deniz yolculuğu yaptıkları sırada gemilerde ölen kişiler karaya çıkartılarak buraya defnedilmişler. Çoğu kişinin kimliği verilen bilgiler arasında ayrıca vefat edenlerin çoğunun 1700-1800’lü yıllar arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bölgeye giriş ücreti 12 TL olarak belirlenmiştir.


Bahçeler Mevkii

İlçe şehir merkezinin hemen girişinde bulunan Bahçeler, ormanlarla çevrelenmiş ve iç limana bakan kısımda konumlanıyor. Ortalama uzunluğu 500 metreyi bulan 4 ve 10 metre arasında farklılık gösteren genişliklerinde plajları mevcut. Yararlanabileceğiniz şeyler arasında; halk plajı, orman kampı ve dinlenme tesisleri ile, belediye kampı ve kampın içinde motel, restoran, kamp ve çadır yerleri bulunuyor. Plajı ince ve sarı kumdan oluyor olup denizde buradan giriliyor ve hemen gerisinde yer alan ormanlık alan ise piknik alanı olarak hizmet veriyor.


Diyojen Heykeli

Diyojen MÖ 412 yılında Sinop'ta doğmuş bir antik Yunan filozofudur. Güpegündüz elinde fener ile dürüst adam aradığı söylenir. Heykel Sinop belediyesince 2006 yılında tamamlanarak Sinop ile ana kara arasındaki kıstağın en dar olduğu noktada dikilmiştir. Heykel Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Turan Baş tarafından yapılmıştır. Heykelin yüksekliği 5.5 metredir. Heykel Diyojen'in elinde bir lamba ile dürüst adamı aramasını simgelemektedir.cMilliyet gazetesine göre heykelin dikilmesinden sonra kimi politikacılar heykelin simgelediği olayı eleştirmiş ve Diyojen'in dürüst insan aramasının Sinoplulara hakaret olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ne var ki Diyojen bu sözü Sinop'ta değil Atina'da söylemiştir.


Tarihi Sinop Cezaevi

Tarihî Sinop Kapalı Cezaevi, bir dönem "Anadolu'nun Alkatrazı" tabiri ile de tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen cezaevidir. Tarihi eskilere dayanan yapı, şiirlere, şarkılara konu olmuştur. Üç yanı deniz olan ve tarihî Sinop Kalesi duvarlarının içerisinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi Gaskalılar tarafından yapılmıştır. Grek, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar kendi dönemlerinde kaleyi korumuş ve güçlendirmişlerdir. Kalenin cezaevi olarak kullanımına ait en eski belgeler ise 1568 yılına dayanmaktadır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu zindandan şöyle bahsetmiştir; "Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır nice azılı mahkûmları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar." İç kalenin resmi olarak zindana dönüşmesi ise 1887 yılında olmuştur. O dönem Sinop Mutasarrıfı Veysel Paşa yeni binalarla birlikte bir de hamam eklemiştir. 1939 yılında da çocuk hapishanesi olarak kullanılmak üzere bir bina daha yapılmıştır.

Kırım Hanı Devlet Giray, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Ruhi Su, Burhan Felek, Zekeriya Sertel bu cezaevinde yatmış bazı isimlerdir. Cezaevini anlatan şiirler Sabahattin Ali'nin kaleminden de çıkmış ve bunlardan "Aldırma Gönül" popüler olmuştur.



2 görüntüleme0 yorum
  • Instagram

©2020, made by YZEX.

contact